SAHİH-İ MÜSLİM

Konular        Numaralar  

İMAM NEVEVİ ŞERHİ

361 – 364 NOLU HADİSLER İÇİN

 

Bu babta (361) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in: "Allah bir kimsenin yönetimine bazı kimseleri vermiş olduğu her bir kul ... Mutlaka cenneti ona haram eder" buyurmaktadır. Diğer rivayette ise (364) "Müslümanların işlerini yöneten bir emir ... Onlarla birlikte cennete girmez" buyurulmaktadır.

 

Babtaki Hadislerin Hükümleri

 

1- Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in: "Allah ona cenneti haram kılar" buyruğu ile ilgili daha önce benzerleri hakkında kaydedilen iki tevil sözkonusudur. Birinci tevile göre bu böyle bir işi helal kabul eden kişi hakkında yorumlanır, ikincisi ise Allah ona umduklarını elde eden ve ilk olarak cennete girenlerle birlikte oraya girmeyi ona haram kılar. Burada haram kılmaktan kasıt, engellemektir.

 

2- Kadı İyaz (rahimehullah) dedi ki: Yüce Allah'ın Müslümanların herhangi bir işinin başına getirdiği, onlara yönetici yaptığı, din ya da dünyalarında onların maslahatına olanı yapmak üzere iş başına getirdiği kimselerin Müslümanları aldatmaktan sakındırmakta açık bir anlam taşımaktadır. Böyle birisi kendisine emanet edilen hususta eğer hainlik ederse, Allah'ın kendisine nasip ettiği yönetimde nasihate uygun hareket etmemiş olur. Bu da ya onun dinleri ile ilgili olarak onlar için gerekli olanları tanıtıp, öğretmemesi ve ona uygun bir şekilde onları yönetmemesi ile olur. Yahut muayyen olarak yerine getirmekle yükümlü olduğu şer'i hükümlerini korumak, ona ondan olmayan herhangi bir şeyi sokuşturmaya ya da manalarını tahrif etmeye kalkışmak isteyen herkese karşı şeriatı korumayı ihmal etmesi, yahut onların (suçluIara uygulanması gereken) hadlerini uygulamayı ihmal etmesi, haklarını kaybetmesi, onların yurtlarını korumayı, düşmanlarına karşı cihad etmeyi terk etmesi ya da onlara adaletli uygulama yapmaması suretiyle olur. Bu şekilde hareket eden kişi onları aldatmış demektir.

 

3- Kadı İyaz dedi ki: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunun cennetten uzaklaştıncı, helake götüren büyük günahlardan olduğuna dikkat çekmiş bulunmaktadır. Allah en iyi bilendir.

Ma'kil (r.a.)'ın (362) Ubeydullah b. Ziyad'a: "Yaşayacağımı bilseydim sana bu hadisi nakletmezdim." Diğer rivayette (364): "Şayet ben ölüm halinde olmasaydım sana bu hadisi nakletmeyecektim" demesi ile ilgili olarak (2/166) Kadı İyaz (rahimehullah) şöyle diyor: Onun bu şekilde davranmasının sebebi, bundan önce ona öğüdü n fayda vermeyeceğini bilmesidir. Nitekim onun başkalarına karşı takındığı tutumdan bu hali açıkça görülmüştü. Diğer taraftan Ma'kil hadisi gizlemekten korkmuş, hadisi tebliğ etmeyi ya da gereğini yerine getirmeyi uygun görmüştü. Çünkü hayatta iken hadisi zikretmiş olsaydı, bu hadis sebebiyle aleyhine körüklenebilecek kötülükten ve onun kötü halinin insanların kalplerinde yer etmesinden korkmuştu.

 

Kadı İyaz'ın sözleri bunlardır ama güçlü görünen ikinci ihtimaldir. Birincisi zayıftır. Çünkü iyiliği emredip, kötülükten alıkoymak yükümlülüğü, kabul edilmemesi ihtimali sebebiyle ortadan kalkmaz. Allah en iyi bilendir.

Babtaki lafızlara gelince, bunda (361) Şeyban, Ebu'l-Eşheb'den, o elHasan'dan, o Ma'kil b. Yesar (r.a.)'dan isnadı vardır. Bu isnadın bütün ravileri Basralıdıİ'.

(Şeyban'ın babası) Ferruh Arapça olmayan bir isim olduğu için munsarıf değildir. Daha önce birkaç defa da geçmişti. Ebu'l-Eşheb'in adı Cafer b. Hayyan el-Utaridi es-Sa' dı el-Basri'dir.

 

Senette Ubeydullah b. Ziyad da vardır. O da Ziyad b. Ebu Süfyan denilen Ziyad b. Ebuh'dir.

Yine senette (364) Ebu Gassan el-Mismai vardır. Mukaddime'de buna dair açıklama geçmişti. Aynı zamanda Gassan'ın hem munsarıf, hem gayr-ı munsarıf olduğu da belirtilmişti. "el-Mismai" Misma' b. Rabia'ya nispettir. Ebu Gassan'ın adı ise Malik b. Abdulvahid'dir.

Yine b .... , hadiste Ebu'l-Melih vardır ki adı Amir'dir. Zeyd b. Usame elHuzli el-Basri olduğu da söylenir. Allah en iyi bilendir .